|
|
|
♥ Atatürk`ün sözleri Atatürk`ün
mesajları |
ATATÜRK DİYORKİ;
Biz Türkler, bütün tarihimiz boyunca
hürriyet ve istiklâle timsal olmuş bir
milletiz.
Ne kadar zengin ve müreffeh olursa olsun,
istiklâlden mahrum bir millet, medenî
insanlık karşısında uşak olmak mevkiinden
yüksek bir muameleye lâyık sayılamaz.
Özgürlük ve bağımsızlık benim
karakterimdir. Ben milletimin en büyük ve
ecdadımın en değerli mirası olan
bağımsızlık aşkı ile dolu bir adamım.
Çocukluğumdan bugüne kadar ailevî, hususî
ve resmî hayatımın her safhasını yakından
bilenler bu aşkım malumdur. Bence bir
millete şerefin, haysiyetin, namusun ve
insanlığın vücut ve beka bulabilmesi
mutlaka o milletin özgürlük ve
bağımsızlığına sahip olmasıyla kaimdir.
Ben şahsen bu saydığım vasıflara, çok
ehemmiyet veririm. Ve bu vasıfların
kendimde mevcut olduğunu iddia edebilmek
için milletimin de aynı vasıfları
taşımasını esas şart bilirim. Ben
yaşabilmek için mutlaka bağımsız bir
milletin evladı kalmalıyım. Bu sebeple
milli bağımsızlık bence bir hayat
meselesidir. Millet ve memleketin
menfaatleri icap ettirirse, insanlığı
teşkil eden milletlerden her biriyle
medeniyet icabı olan dostluk ve siyaset
münasebetlerini büyük bir hassasiyetle
takdir ederim. Ancak, benim milletimi esir
etmek isteyen herhangi bir milletin, bu
arzusundan vazgeçinceye kadar, amansız
düşmanıyım.
Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun
karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar
batar, mahvolur. Milletlerin esirliği
üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta
yıkılmaya mahkumdurlar.
Cumhuriyet fikir serbestliği taraftarıdır.
Samimi ve meşru olmak şartıyla her fikre
saygı duyarız.
Egemenlik kayıtsız ve şartsız milletindir.
Gerçi bize milliyetçi derler. Ama, biz
öyle milliyetçileriz ki, işbirliği eden
bütün milletlere hürmet ve riayet ederiz.
Onların milliyetlerinin bütün icaplarını
tanırız. Bizim milliyetçiliğimiz herhalde
hodbince ve mağrurca bir milliyetçilik
değildir.
Bilelim ki milli benliğini bilmeyen
milletler başka milletlere yem olurlar.
Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli
ideal, milli onur sebep olmuştur.
Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük
işler yapmak için kendinde kuvvet
bulacaktır.
Milli his ile dil arasındaki bağ çok
kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması,
milli hissin gelişmesinde başlıca
etkendir. Türk dili, dillerin en
zenginlerindendir. Yeter ki, bu dil şuurla
işlensin. Ülkesini, yüksek bağımsızlığını
korumasını bilen Türk milleti, dilini de
yabancı diller boyunduruğundan
kurtarmalıdır.
Bir dinin tabiî olması için akla, fenne,
ilme ve mantığa uygun olması lazımdır.
Her fert istediğini düşünmek, istediğine
inanmak, kendine mahsus siyasi bir fikre
sahip olmak, seçtiği bir dinin icaplarını
yapmak veya yapmamak hak ve hürriyetine
sahiptir. Kimsenin fikrine ve vicdanına
hakim olunamaz.
Türk Milletinin istidadı ve kesin kararı
medeniyet yolunda, durmadan, yılmadan
ilerlemektir.
Medeni olmayan insanlar, medeni olanların
ayakları altında kalmaya mahkumdurlar.
Büyük dinimiz çalışmayanın insanlıkla hiç
ilgisi olmadığını bildiriyor. Bazı
kimseler çağdaş olmayı kâfir olmak
sayıyorlar. Asıl küfür onların bu
zannıdır. Bu yanlış tefsiri yapanların
maksadı İslâmların kâfirlere esir olmasını
istemek değil de nedir? Her sarıklıyı hoca
sanmayın, hoca olmak sarıkla değil,
dimağladır.
Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi
biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler,
dervişler, müritler, meczuplar memleketi
olamaz. En doğru, en hakiki tarikat,
medeniyet tarikatıdır.
Medeniyetin emir ve talep ettiğini yapmak
insan olmak için yeterlidir.
Biz dünya medeniyeti ailesi içinde
bulunuyoruz. Medeniyetin bütün icaplarını
tatbik edeceğiz.
Bizim devlet idaresinde takip ettiğimiz
prensipleri, gökten indiği sanılan
kitapların dogmalarıyla asla bir
tutmamalıdır. Biz, ilhamlarımızı, gökten
ve gaipten değil, doğrudan doğruya
hayattan almış bulunuyoruz.
Milletimiz her güçlük ve zorluk
karşısında, durmadan ilerlemekte ve
yükselmektedir. Büyük Türk Milletinin bu
yoldaki hızını, her vasıtayla arttırmaya
çalışmak, bizim hepimizin en kutlu
vazifemizdir.
İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki
cins insandan mürekkeptir. Kabil midir ki,
bu kütlenin bir parçasını ilerletelim,
ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünlüğü
ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki, bir
cismin yarısı toprağa zincirlerle bağlı
kaldıkça öteki kısmı göklere
yükselebilsin?
Ey kahraman Türk kadını, sen yerde
sürünmeye değil, omuzlar üzerinde göklere
yükselmeye layıksın.
Anaların bugünkü evlatlarına vereceği
terbiye eski devirlerdeki gibi basit
değildir. Bugünün anaları için gerekli
vasıfları taşıyan evlat yetiştirmek,
evlatlarını bugünkü hayat için faal bir
uzuv haline koymak pek çok yüksek vasıflar
taşımalarına bağlıdır. Onun için
kadınlarımız, hattâ erkeklerimizden çok
aydın, daha çok feyizli, daha fazla
bilgili olmaya mecburdurlar; eğer
hakikaten milletin anası olmak
istiyorlarsa.
Ben icap ettiği zaman en büyük hediyem
olmak üzere, Türk Milletine canımı
vereceğim.
Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden
sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz
terbiye ve irfan ile insanlık ve
medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir
hürriyetinin en kıymetli timsali
olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal
sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu
yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.
Yüksek Türk! Senin için yüksekliğin hududu
yoktur. İşte parola budur.
Benim naçiz vücudum nasıl olsa bir gün
toprak olacaktır. Fakat Türkiye
Cumhuriyeti ebediyen yaşayacaktır.
Sizler, yani yeni Türkiye'nin genç
evlatları! Yorulsanız dahi beni takip
edeceksiniz... Dinlenmemek üzere yürümeye
karar verenler, asla ve asla yorulmazlar.
Türk Gençliği gayeye, bizim yüksek
idealimize durmadan, yorulmadan
yürüyecektir.
Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte
okumamış olanları kastetmiyoruz.
Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir.
Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller
çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de
hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.
Müsbet bilimlerin temellerine dayanan,
güzel sanatları seven, fikir terbiyesinde
olduğu kadar beden terbiyesinde de
kabiliyeti artmış ve yükselmiş olan
erdemli, kudretli bir nesil yetiştirmek
ana siyasetimizin açık dileğidir.
Mualimler! Yeni nesli, Cumhuriyetin
fedakâr öğretmenleri ve eğiticileri,
sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil
sizin eseriniz olacaktır. Eserin kıymeti,
sizin maharetiniz ve fedakârlığınız
derecesiyle mütenasip bulunacaktır.
Milleti kurtaranlar yalnız ve ancak
öğretmenlerdir. Öğretmenden, eğiticiden
yoksun bir millet, henüz millet namını
almak istidadını keşfetmemiştir.
Dünyanın her tarafından öğretmenler insan
topluluğunun en fedakâr ve muhterem
unsurlarıdır.
Okul sayesinde, okulun vereceği ilim ve
fen sayesindedir ki, Türk milleti, Türk
sanatı, Türk iktisadiyatı, Türk şiir ve
edebiyatı bütün güzellikleriyle gelişir.
Türkiye'nin asıl sahibi ve efendisi,
gerçek üretici olan köylüdür. O halde,
herkesten daha çok refah, saadet ve
servete müstahak ve layık olan köylüdür.
Onun için, Türkiye Büyük Millet
Meclisi'nin iktisadi siyaseti bu aslî
gayeye erişmek maksadını güder.
Ekonomik kalkınma, Türkiye'nin hür,
müstakil, daima daha kuvvetli, daima daha
refahlı Türkiye idealinin belkemiğidir. |
| |
|
|
|
|
|
Aşk & Sevgi |
|
|
 |
|
Dini
Konu |
|
|
 |
|
Kadinlar |
|
|
 |
|
Erkekler |
|
|
 | |